Güneri Civaoğlu'ndan kent güvenliğinin sağlanmasında araç takip sistemleri ve plaka tanıma sistemleri gibi teknolojik sistemlerin önemi üzerine bir yazı.
Meydan, -galiba- ite uğursuza kalmayacak. İstanbul polisi, New York Belediye Başkanı Rudolph Guiliani'nin yöntemini incelemiş. Bunlar kalın çizgileriyle klasik...
"Merkezi bilgisayar izleme sistemi- Para cezalarının yükseltilişi- Büro hizmetlerinde çalışan polis memurlarına, sokakta devriye görevi verilmesi- Suç türlerine göre polisin farklı birimlere ayrılması".............
Evet... Bunlar, "klasik" başlıklar...Önemli olan altlarının nasıl doldurulacağı.İşte bu nedenle -galiba- "kent, ite uğursuza kalmayacak" diye düşünüyorum.
New York Belediye Başkanı'nın uyguladığı bilgisayar izleme sisteminden de daha gelişmiş bir sistem olan MOBESE (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) İstanbul'da uygulamaya konuluyor.
Tüm güvenlik
personelinin ve araçlarının sayısal (dijital) elektronik harita üzerinden
yönelim ve yönetimini sağlayan bu sistem, suçun işlendiği ya da ihbarın
alındığı yeri çembere almaya odaklı. Çok kısa bir süre içinde personel ve araç
nakli gerçekleşebilecek.Bu sistem gene
elektronik olarak araç takip sistemi, mobil araç sorgulama ünitesi, polis
merkezleri bilgisayar ağı, mobil polis karakol ünitesi, bölge görüntüleme
sistemi, doküman yönetim sistemi ile yardımcı üniteler olan nezarethane
iyileştirme-kontrol sistemi ve muhtarlık otomasyonu sisteminden oluşacak.Bunlar çok önemli.
Ayrıca... Saatte
80-100-120 km hızla giden kuşkulu bir aracın plakasını gözle saptamak, devriye
polis için neredeyse imkânsız.Ama..Elektronik plaka tanıma
sistemi ile güvenlik aracındakiler uyukluyor olsa bile sesli ve ışıklı alarm,
ekrandaki haritaya yansıyan aracın güzergâhı, büyük kolaylık.Suçun yoğunlaştığı
bölgelerde güvenlik önlemlerinin artırılması... Elektronik donanımlı mobil
gözleme ve izleme araçları da suç örgütleri ile mücadelede etkin...
Beyoğlu yıllar önce hava kararınca girilmez bölgeydi. İtin uğursuzun karakolda "Hortum Süleyman" yöntemiyle adam edilirdi (!) Hortumla dayak süreci sonunda Beyoğlu, eski güzelliğine kavuştu. Artık sanatın, gurmeliğin hatta yerleşimin bölgesi oldu yeniden. Tinerciler, kapkaççılar, hırsızlar ne yapsalar, Beyoğlu'nu o "karanlık yıllarına" geri çekemezler... Ama zaten sadece Beyoğlu değil, artık tüm İstanbul tehlikeli...
Beyoğlu Ekipler Amiri Hortum Süleyman, kendi zamanının koşullarında, yerilse de, övülse de sonuç alan adam oldu. Hâlâ anılır.Ancak devir o devir değil.AB eşiğindeki Türkiye'ye elinde kesilmiş hortum parçası sallayan polis amirleri değil, parmaklarının ucunda bilgisayar tuşları olan polisler gerek."Hortum Süleyman'ların" yerini "Dijital Süleyman'lar" almalı.Bu devrin gereği böyle.Patenli, bisikletli, Vespa'lı polisler de devriye gezmeliler. Kapkaççıyı, darpçıyı, ara sokaklarda kaçarken otomobille kovalayamazsın.ABD'de, AB'de onlar var.Ayrıca...Polisin, polisi izleyeceği yöntemler de geliştirilmeli. Bir metropolde, polis içinde koruması olmayan hiçbir suç örgütü, yaşam şansı bulamaz. Sayıları pek de fazla olmayan bazı polisler ve polis yöneticileri, bütünüyle polise olan güveni sarsmaktalar. Meslektaşlarına kötülük yapmaktalar.
O halde, Guiliani'nin
bir yöntemini daha güncelleştirmek gerek; "polisi de arıtma
prosesi..."
Halk, polisine güvenmeli.Polis önünde haklıyken
haksız duruma düşmemeli kimse.
........
Guiliani'nin bir ilkesi de aslında evrenseldir: "Birinci sınıf işler
birinci sınıf adamlarla üretilir..."
Bu plan bir de böyle değerlendirilmeli... Kafalar da çağ atlamalı.
.........
Yukarıdaki bilgilerin büyük kısmını, İstanbul Emniyet Müdürlüğü göndermiş.
Teşekkür ederim.
Bir şeyler yapmak için "kararlı olarak" yola çıkmak bile iyi başlangıçtır.
Fortibase® üretim ve güvenlik sektörüne yönelik otomasyon sistemleri üreten ve görüntü tanıma uygulamaları Ar-Ge konusunda Türkiye pazar lideri olan %100 Türk sermayeli bir şirkettir. Görüntü Tanıma Sektörü'ne Platasis® Plaka Tanıma Sistemi ile giriş yapan Fortibase, Türkiye'nin emniyet güçleri, askeri tesisler ve binlerce çalışanı olan çok uluslu şirketler tarafından tercih edilen tek marka olma gururunu yaşamaktadır.Fortibase, görüntü tanıma alanındaki Ar&Ge çalışmaları ve yayımladığı bilimsel makalelerle Türkiye'yi uluslar arası arenada başarıyla temsil etmektedir.